|
Piri
Reis Kemal Reis İlişkisi
Piri
Reis’in amcası Kemal Reis’in asıl adı Ahmed Kemaleddin
olup, babası Karamanlı Ali’dir. Tüm dünyada Kemal Reis
olarak tanınan bu büyük Türk denizcisinin hayatı da,
yeğeni Piri Reis’in hayatı gibi hakkında yeterli bilgi
ve belgelere ulaşılamaması nedeniyle yeterince
bilinmemektedir. Sinoplu Safai tarafından yazılmış,
Kemal Reis’in hayatı ve deniz savaşlarını anlatan 10.000
beyitlik, mesnevi biçimindeki “Gazavat-ı Bahriye” adlı
yazması bulunamadığından, yalnız Kemal Reis’in değil,
Piri Reis’in hayatı da tam olarak aydınlatılamamıştır.
Piri Reis, 1481 yılından sonraki yaşamının 1500 yılına
kadar olan bölümünü amcası Kemal Reis’in gemisinde
görevli bir denizci olarak, 1500 yılından, amcasının
ölüm tarihi olan 1511 yılına kadar olan dönemini ise
onun emrindeki bir gemide komutanlık yaparak
geçirmiştir. Bu nedenle, onun denizciliği seçmesi ve bir
denizci olarak yetişmesinde ve niteliklerinin
gelişmesinde büyük etkisi olan Kemal Reis, Piri Reis’in
yaşamında önemli bir yeri vardır. Ansiklopedik bilgilere
göre, Kemal Reis’in 1450 – 1451 yıllarında doğmuş
olabileceği ve 60 yaşlarında iken yaklaşık 1510 sonu
veya 1511 başlarında öldüğü sanılmaktadır.
Kemal Reis’in, Vezir-i Azam Mahmut Paşa’nın emrinde azap
eri olarak Eğriboz Savaşı’na katıldığı, adanın fethinden
sonra buraya yerleştiği ve Azaplar Reisliği’ne
getirildiği bilinmektedir (İdris Bostan, TDV İslam
Ansiklopedisi). Bu bilgiden hareketle, Kemal Reis’in
Eğriboz Savaşı’ndaki hizmet ve kahramanlıklarının sonucu
Azaplar Ağası rütbesine yükseltildiği, bu göreve
getirilebilmesi için köklü bir denizcilik ve savaşçılık
geçmişine sahip olması ve bu nedenle de 1470’lerde, en
azından 30 yaşlarında olması gerektiği sonucu
çıkmaktadır. Buradan hareketle de, Kemal Reis’in doğum
tarihinin yaklaşık 1440 olduğu hesaplanmaktadır.
|
|

ŞEKİL 4.
Eğriboz Savaşı |
|
Kemal Reis
Azap Reis’i olduktan bir süre sonra, yaklaşık 1473 yılı
civarında kendi gemisi ile denizlere açılıp akıncı
leventlik yapmaya başlamıştır. Başlangıçta Ege Denizi ve
Orta Akdeniz’de, daha sonra Batı Akdeniz’de Venedik
gemilerine, Kuzey Akdeniz ülkelerinin kıyıları ve bu
bölgedeki adalara akınlar düzenlemiştir. Kemal Reis,
1481 – 1495 yılları arasında ve muhtemelen Piri Reis’in
de iştirakiyle, İspanya, Kuzey Afrika’ya (Cerbe, Becaye,
Bune) sürekli akınlar yapmış, Fransa kıyıları ile Balear
Adalarını vurarak, Malta Adası’na baskınlar
düzenlemiştir. Kemal Reis, 1481 yılında yeğeni Piri
Reis’le birlikte Akdeniz’e açıldığında, artık Akdeniz’in
en tanınmış reisleri arasında anılmaya başlamıştır.
Kemal Reis, Piri Reis’le birlikte Akdeniz’de levent
gezerek, yıllar geçtikçe kahramanlıkları, cesareti ve
denizciliği ile büyük başarılara erişecek ve Barbaros
Hayrettin Paşa’dan önceki deniz leventlerinin en ünlüsü
olacaktır.
Amcası Kemal Reis’e büyük saygı ve hayranlık duyan Piri
Reis, “Bahriye” adlı eserinde ondan sıkça söz edip, onu
överek, daha önceki araştırmacıların ön plana
çıkardıkları cesaret ve kahramanlıklarına ilaveten,
Kemal Reis’in deniz ve denizcilik konusundaki bilgisi ve
uzmanlığını vurgulamaktadır. Piri Reis’in amcasında var
olan ve kendisinin de hayranlık duyarak örnek aldığı
yönü; onun deniz bilgisi, seyirciliği ve araştırmacı
yönüdür. Piri Reis’in bu öğrenme ve araştırma merakı
muhtemelen amcasının etkisinde oluşup gelişmiştir. Kemal
Reis’in aynı zamanda bir deniz araştırmacısı ve
denizcilik konusundaki uzmanlığından tarihçi Mustafa
Cenabi’de (?-30 Ekim 1590), Tarih-i Cenabi veya El-bahr
adlı eserinde bahsederek onu, “Kaşif Vach Al Bahr” –
Deniz Kaşifi diye tanımlamaktadır.
Kemal ve Piri Reislerin Batı Akdeniz’de akıncı leventlik
yaptıkları yıllarda, Akdeniz; başta Venedik ve
Ceneviz’in kuvvetli donanmaları olmak üzere öteki Kuzey
ve Batı Akdeniz devletlerinin kontrolü altında
bulunmaktaydı. Bu nedenle, Kemal Reis’in ikmal, bakım,
donanım, barınma ve sığınma güçlükleri ile dolu,
üslerinden çok uzak ve kontrollerinin olmadığı böylesine
geniş bir deniz alanında, başarılı bir şekilde akıncı
leventlik yapabilmeleri, sıradan her denizcinin
başaramayacağı bir işti. Kemal ve Piri Reislerin 1490
yıllarında Batı Akdeniz’e geçtiği, Sardunya, Mayorka
Adalarına akınlar düzenlediği, Tunus’a seferler
yaptıkları bilinmektedir. Ayrıca, Endülüs sularında bir
İspanyol Filosu’nu vurduğu, Malaha şehrini bastığı,
Cerbe Adası’nı kendine üs yaparak İtalya, Fransa
sahillerine, Orta ve Batı Akdeniz Adalarında hüküm
sürdüğü, Fransa sahillerini ve Balear Adalarını
vurduktan sonra Malta Adası’nı basıp, ada beyinin oğlunu
esir aldıkları belirtilmektedir (Parmaksızoğlu – Cenabi).
Ancak bu akın ve seferlerde Kemal Reis ve arkadaşları,
Kuzey Afrika’nın Müslüman beylik ve devletlerinden
yardım görmüş, zaman zaman buraları üs olarak
kullanmışlardır.
|
|

ŞEKİL 5. XV. - XVI. Yüzyıllarda Akdeniz Haritası
|
|
Kemal ve
Piri Reislerin 1481 – 1499 yılları arasında
gerçekleştirdikleri önemli görevlerden biri de, Mısır
limanlarına gidip – gelen Müslüman ve Türk hacılarını,
Hıristiyan korsanlar ile Rodos Şövalyelerinin hücum ve
tacizlerinden korumak, Güney İspanya’dan kovulan
Müslüman ve Yahudilere yardım yaparak, onları
engizisyonun siyasi tehdit ve eziyetinden kurtarmak
olmuştur. O yılların güç koşulları altında
gerçekleştirilen bu yardım ve göç olaylarında sağlanan
insani destek, akıncı Türk leventleri ve Türklerin
hoşgörülü, insancıl duygu ve davranışlarını
göstermektedir. Üstelik bu yardım ve destek, II.
Beyazıd’ın hükümdarlığının zor günlerine ve o günlerin
güç siyasi koşullarına rastlaması nedeniyle, daha da
anlamlıdır. Bu yardım ve destek, mevcut siyasi durum
nedeniyle Osmanlı Devleti’nce doğrudan değil, Kemal ve
Piri Reisler gibi Akdeniz’deki akıncı leventler
vasıtasıyla yapılmıştır.
Piri, 1495 yılında amcası Kemal Reis ile birlikte devlet
hizmetine girmiştir. Piri Reis, devlet hizmetinin ilk
yıllarını amcası Kemal Reis’le birlikte ve onun
gemisinde 1495’ten 1499’a kadar sürdürmüştür. Kemal Reis
devlet hizmetine başlar başlamaz, Gelibolu ve İstanbul
tersanelerinde gemi hazırlama ve adam yetiştirme
çalışmalarına başlamış, bu süre içerisinde Akdeniz’e de
açılarak Mekke, Medine vakıflarının İstanbul’dan
İskenderiye’ye götürülmesi ve hac yolunun güvenliğinin
sağlanması görevini ifa etmişlerdir. Ayrıca Mısır’a
giden konvoylara öncülük etmiş, Adalar Denizi ve Doğu
Akdeniz’de devriye gezerek Türk ticaret gemilerini
Hıristiyan korsanlardan ve Rodos Şövalyelerinden
korumuştur. O yıllarda bir Türk leventi için büyük
cesaret, kahramanlık, taktik ve strateji gerektiren
Kuzey ve Kuzeybatı Akdeniz kıyılarını vurmaları; bu
bölgelerdeki hakimiyeti ileride Osmanlı
İmparatorluğu’nun lehine çevirecek ve Osmanlı
İmparatorluğu’nun 1500’lerde Adalar (Ege) Denizi’ni
kontrol altına almasıyla birlikte, Türk denizcileri
Akdeniz’e rahatça çıkmaya başlayacaklardır.
Piri Reis kendi gemisiyle Mora Yarımadası’ndaki;
İnebahtı, Modon ve Koron gibi seferlerde ve Midilli
Savaşında görev almış, stratejik önemi büyük kalelerin
ele geçirilmesinde rol oynamıştır.
Alanya’da Türk gemilerine saldıran, Rodos Şövalyelerine
bir sefer düzenlenmesi görevinin Kemal Reis’e verilmesi
üzerine, Kemal Reis emrindeki gemilerle birlikte 1511
yılının başlarında yakalandığı fırtınada gemisinin
batması sonucu leventleriyle birlikte şehit olmuştur.
|
|

ŞEKİL 6. Fırtınada Bir
Gemi |
|