|
PİRİ
REİS’İN 1528 TARİHLİ BÖLGESEL HARİTASI
Piri
Reis’in 1513 haritası, Osmanlı İmparatorluğu’nda
Büyük Coğrafi Keşiflere ilişkin olarak yapılmış ilk
çalışmadır. Piri Reis dünya haritasını yaparken, bir
yandan da Akdeniz’e ilişkin çalışmalarını sürdürmüş
ve ulaştığı sonuçları “Bahriye” adını verdiği
kitabında toplayarak 1526 yılında Osmanlı İmparatoru
Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur. Bahriye’sini
bitirdikten sonra, yönünü tamamen batıya, yeni
bulunan yerlere çevirmişti. Amacı, İstanbul’dan
Amerika kıtasına değin uzanan bölgenin yeni
bilgileri içeren bir haritasını yapmaktı. Amacını
1528 yılında gerçekleştirmiş ve yaptığı haritayı
Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştu.
Piri Reis’in 1513 tarihli haritası, 1929 yılında,
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki eserlerin
kayıtlarına ilişkin çalışmalar yapılırken
bulunmuştu. Bu harita çok ilgi çektiği için diğer
parçalarının bulunması için de çalışmalar yapılmış
ancak bulunamamıştı. Bununla birlikte Müze Müdürü
Tahsin Öz tarafından, Amerika Kıtası’na ilişkin bir
başka harita parçası daha ortaya çıkarılmıştı. Bu
harita bugün Saray Kütüphanesi Hazine–1824
numarasında kayıtlıdır. Ancak bu harita da asıl
haritanın tamamı olmayıp, kuzey-batı yanını
oluşturan dörtte bir parçasıdır. Büyük bir şans
eseri, haritanın eldeki parçası üzerinde, Piri Reis
tarafından yapılmış olduğunu gösteren imza yer
almaktadır.
Harita on değişik renkle çizilip boyanmıştır. Türk
deniz haritalarının en güzel örneklerinden biridir
ve ceylan derisi üzerine çizilmiştir.
Harita parçasının üzerinde, deniz haritalarının en
büyük özelliği olan rüzgar gülleri bulunmaktadır.
Bunlardan 4 adedi 32 bölümlü büyük rüzgâr gülü, 2
adedi de kerte çizgilerinden oluşan küçük rüzgâr
gülüdür. Bütün büyük rüzgâr gülleri kuzeye
yönlendirilmiştir ve her biri büyük bir özenle
çizilmiştir. Portolonlara yerleştirilen rüzgâr
güllerinin genel yapısına dayanılarak, haritanın
tamamında, biri merkezde olmak üzere, toplam 17 adet
rüzgâr gülü bulunduğu kolayca söylenebilir.
(Resim.1)
Resim-1
Elde
bulunan harita parçasından anladığımız kadarıyla,
asıl harita, süslü bir çerçeve içine
yerleştirilmiştir. Çerçevenin dış yanında, koyu
yeşil yaprakların oluşturduğu, sarmal süslemeli bir
kolon bulunmaktadır. Sarmal kolon üzerine özenle
işlenmiş yaprak çizimleri, yeşil rengin çok koyu
olması nedeniyle, ancak çok dikkatle bakıldığında
seçilebilmektedir. Çerçevenin ortasında, mine
çiçekleri ve yapraklardan oluşan ikinci bir süsleme
bulunmaktadır. İkinci süslemenin iç tarafında da
geometrik desenlerle yapılmış zencirek yer
almaktadır. Zencireğin iç kenarı, haritanın
kitabesidir. Harita çerçevesi ve çerçevedeki
süslemeler, Türk süsleme sanatının güzel
örnekleridir. (Resim.2)

Resim-2
Eldeki
harita parçası asıl haritanın dörtte biri olup
boyutu, çerçevesi dahil, 69.28 santimetreye 70.20
santimetredir.
1513 tarihli haritasından farklı olarak, Piri Reis
1528 tarihli haritasında dönenceleri de çizip
göstermiştir. Ayrıca koylar ve körfezler de yarım ay
biçimindeki çizgilerle değil, kıyıların gerçek
durumunu yansıtan, girintili çıkıntılı çizgilerle
belirtilmiştir. Taşlık, kayalık yerler ve sığlıklar
özel harita işaretleriyle işaretlenmiştir. Harita
üzerindeki bilgilendirme yazıları, 1513 tarihli
haritaya göre çok daha azdır. Piri Reis’in 1528
haritası, bütün bu özellikleri ile, o günlerde
yapılmış deniz haritalarının en güzel örneklerinden
birini oluşturmaktadır. Haritanın 1513 tarihli
haritadan daha özenle düzenlenmiş ve çizilmiş
olması, kenarına çerçeve çekilmesi ve çerçevenin
üzerindeki süslemeler, Piri Reis’in bu haritasının,
Bahriye’de olduğu gibi, Sadrazam Damat İbrahim
Paşa’nın ilgisi üzerine hazırlandığını ve Kanuni
Sultan Süleyman’a da onun aracılığıyla sunulup Saray
Kitaplığı’na konulduğu izlenimini vermektedir.
Haritanın sol üst köşesinde, biri haritanın
kuzey-güney kenarına, diğeri haritanın doğu-batı
kenarına koşut olarak çizilmiş iki ölçek cetveli
bulunmaktadır. Bu süslü ve güzel ölçek göstergeleri,
harita üzerindeki kara parçaları ve ada
çizimlerinden daha çok dikkati çekmektedir. Ölçek
göstergelerindeki noktaların ve kutucukların
anlamları, çizelgelere koşut olarak konmuş açıklama
yazılarında gösterilmiştir. (Resim.3)
Resim-3
Haritadaki açıklamalar ve harita üzerinde yapılan
ölçümler, haritanın ölçeğinin, yaklaşık 1/20.000.000
olduğunu göstermektedir.
Kuzey-güney yönündeki ölçek göstergesinin hemen
altında haritayı yapan Piri Reis’in imzası
bulunmaktadır. Piri Reis yalnız haritanın yapımcısı
olduğunu bildirmekle kalmamış aynı zamanda,
haritanın 935 yılında, yani Miladi 25 Eylül 1528 -
13 Eylül 1529 tarihleri arasında yapıldığını da
belirtmiştir. (Resim.4)
Bu satırların biraz altında, iki karşılıklı kıyı
arasına “San Cuvana Batisde” sözcükleri yazılmıştır.
Bu kelimeler üzerinde yer aldığı kara parçasının adı
olabileceği gibi, bir kişi adı da olabilir. Ancak
kişi adı olması daha büyük bir olasılıktır. Çünkü
aynı ad Piri Reis’in 1513 tarihli haritasında da
birçok yerde görülmektedir. San Cuvana Batisde
yazısının üzerinde bulunduğu, kuzey-güney yönünde
çizilmiş kara parçası bugünkü Florida Yarımadası’nın
güney ucudur. Burası İspanyol Juan Ponce de Leon
tarafından 1512–1513 yıllarında bulunmuştur. Piri
Reis’in Florida Yarımadasını gösteriş biçimi ve
yarımadanın harita üzerindeki konumu, o günün
koşullarına göre, çok doğrudur. Adanın batısındaki
iri kırmızı noktaların, geniş bir alanda uzayan
Florida sığlıklarını gösterdiği sanılmaktadır.
(Resim.4)
Florida Yarımadası’nın doğusunda, güney doğu yönünde
uzanan, sırasıyla, kırmızı, mavi ve kırmızı
renklerde boyanmış üç ada ve bunların ardından,
güneydoğuya doğru yay biçiminde uzanan bir dizi
küçük ada çizimleri bulunmaktadır. Kırmızı renkte
gösterilmiş üçüncü büyük adanın üzerinde bir
İspanyol bayrağı yükselmektedir. Bütün bu ada ve
adacıklar Bahama Adaları’dır. En kuzeyde bulunan ada
Büyük Bahama Adası olmalıdır. Bu adanın batı
ucundaki siyah küçük noktalarla gösterilen alan,
günümüz haritalarında da bulunan Küçük Bahama
Sığlığı’dır. Buradaki sığlıkların gösterilmesinde,
Piri Reis’in kullanmış olduğu özel işaret, küçük
siyah noktalardır. Küçük Bahama Sığlığının biraz
güneyinde ve Florida’nın doğusundaki kırmızı büyük
noktaların, Bimini Adası ve onun güneyindeki “Cat
Cays” ve “Brown Cay”ı gösterdiği sanılmaktadır.
Kırmızı iri noktaların oldukça güneyinde ve Küba’nın
kuzeyindeki yeşile boyanmış adanın da Andros Adası
olduğu değerlendirilmektedir. Andros Adası’nın
batısındaki kırmızı ada “Cal Sal” sığlık ve
kayalıkları topluluğunu (Cal Sal Bank)
göstermektedir. Florida Yarımadası’nın güneyinde de
üç adacık çizilmiştir. En batıdaki adanın batısında,
yine geniş sığlıkları gösteren, kırmızı iri noktalar
bulunmaktadır. Bunların da Florida’ın güneyinde,
denizde uzayıp giden, Florida Keys ile “Marquesas
Keys” ve “Dry Tortugas” olduğu düşünülmektedir.
(Resim.4)

Resim-4
Bütün
açıklanan ada ve sığlıklar, bugünkü durumlarına
benzer biçimde ve doğru konumda çizilmiş ve
gösterilmiştir. Ancak kullanılan özel işaretlerin
yanı sıra, bunların yansıttığı ada, kaya ve sığlık
çizimleri de, gerçek büyüklüklerine göre
abartılmıştır. Yalnız Piri Reis’in çizimlerinde
değil, o günün diğer deniz haritalarında da, ister
istemez, böyle abartılı çizimlere yer verilmiş
olduğu göz önüne alınırsa, Piri Reis’in çizim
biçimini doğal karşılamak gerekir.
Küba, Haiti, Jamaika, Porto Riko ve Küçük
Antiller’in Leeward adaları ile Windward Adaları
gerçek yerlerinde ve doğru olarak çizilmiş, bunlara
ilişkin geniş sığlıkların gösterilmesi de
unutulmamıştır. Ancak zamanla haritanın renkleri
solmuş olduğundan, Porto Riko ve diğer küçük adalar
güçlükle seçilebilmektedir. Küba Adası’nın üzerinde,
silik olduğu için güçlükle okunan “İzle di Avana” ve
İspanyola Adası’nın üzerinde de, yine silik olduğu
için zor okunan “San Cuvana” sözcükleri
bulunmaktadır. “Avana” nın, Küba adasının eski
adlarından olan Havana’yı göstermek üzere yazılmış
olduğu düşünülmektedir. İspanyola Adası’nın
kuzeyinde, kırmızı ile gösterilmiş ada ve kayacıklar
topluluğu ile siyah noktalarla gösterilmiş sığlıklar
Türk adalarıdır. Küba’nın kuzey-batı yanının hemen
altındaki ada ise Pinos Adası’dır. (Resim.6)
Piri Reis’in 1513 tarihli haritasında, buradaki
adalar doğu-batı yönünde değil, gerçek konumlarının
aksine, kuzey-güney yönünde çizilmiştir. Bu bölüm,
haritanın en hatalı bölümünü oluşturmaktaydı. Çünkü
Piri Reis bu ada çizimlerini Kolomb’un haritasından
almıştı. Bilindiği gibi, Kolomb Küba’yı Asya
anakarası ve İspanyola’yı da Japonya sanmıştı.
Dolayısıyla, haritasında, buraları Asya anakarası ve
Japonya’nın konumuna göre çizmişti. Piri Reis yeni
keşfedilen yerleri ve bunlara ilişkin bilgileri
sürekli olarak izlediğinden, 1513 tarihli
haritasında hatalı olarak çizdiği yerleri, 1528
tarihli haritasında düzeltme olanağını
bulmuştur.(Resim.5)

Resim-5
Küba
Adası’nın hemen güneydoğusunun üzerinden geçen ve
haritayı doğu-batı yönünde boydan boya kateden, 2.8
cm. aralıkla birbirine koşut biçimde çizilmiş iki
çizgi bulunmaktadır. Bu çizgiler Yengeç Dönencesi’ni
göstermektedir. Yengeç Dönencesi, gerçek durumunda,
Küba’nın biraz üstünden geçmektedir. Bu çizime göre
üç derece kadar bir hata söz konusudur. Ancak, ayni
dönence Huan de la Cosa’nın haritası ile 1516
yılından sonra yapılmış haritalarda, gerçek
durumundan altı yedi derece kadar güneyde
çizilmiştir. Bu durumda Piri Reis’in haritasının o
yıllarda yapılmış ve dönencelerin konumunu doğruya
yakın biçimde gösteren en iyi haritalardan biri
olarak kabul edilmesi gerekir. (Resim.6)
Yengeç dönencesinin haritanın batı kenarında son
bulduğu yerin kuzeyindeki kara parçası Yukatan
Yarımadası’dır. Yarımadanın ucundaki kırmızı, sığlık
işareti olan noktalar vardır. Bunlar bugünkü
Holbox’un bulunduğu ince adayı göstermektedir.
Yukatan’ın altındaki kırmızı ada Cozumel Adası;
üstündeki kırmızı boyalı ada da Arrecife Alacran
olabilir. Yengeç dönencesinin kitabe ile birleştiği
yerin hemen altındaki, güney-doğuya doğru uzanan
kıyılar, sırasıyla Honduras, Nikaragua, Kosta Rika
ve Panama topraklarıdır. Honduras’ın üzerinde,
oldukça silinmiş ve zorlukla okunabilen iki satırlık
bir yazı bulunmaktadır. Bu yazının okunabilen
kısmında “Vilayeti…bundan ötesi bilinmemektedir”
sözcükleri okunmaktadır. “Vilayeti” yazısından sonra
gelen ikinci sözcük okunabilseydi, Honduras’ın o
yıllardaki adı belirlenebilecekti. Piri Reis’in
“bundan ötesi bilinmemektedir” diyerek Honduras’ın
Pasifik Okyanusu’na bakan batı kıyılarını anlatmak
istendiği sanılmaktadır. Bu yazılar, Piri Reis’in bu
yöreye ilişkin elde etmiş olduğu bilgilerinin de
sınırını belirtmektedir. Daha güneyde, Panama
üzerine yazılmış ve bir kısmı haritanın kopan diğer
parçasında kalmış iki satırlık yazıda da “ Karadan
aşırıp…denizin aslı nedir diye bilmek için...”
kelimeleri okunmaktadır. Vasko Nunez de Balboa,
Panama geçidini bulup, bu bölgeyi aşarak, 29 Eylül
1513’te Orta Amerika’nın ötesindeki denizi, yani
Pasifik kıyılarını ilk olarak gören kişidir. Piri
Reis’in yazdıklarından Balbao’nun yolculuğundan söz
ettiği anlaşılmaktadır. Bu yazılar, Piri Reis’in
yeni bulunan yerler kadar, buraların bulunuşuna
ilişkin macera ve öyküleri de izleyip öğrenmiş
olduğunun bir kanıtıdır. Panama’nın doğusundaki
topraklar Kolombiya ile Venezüella’nın kuzeyidir.
Burada, kuzey-güney yönünde yazılmış uzun bir
yazının parçaları görülmektedir. Harita tam bu
bölgeden ana haritadan koparılmış olduğu için,
yazıların tamamı okunamamaktadır. Venezüella’nın
hemen doğusunda, haritanın kopan kenarının tam
bitişiğinde, kırmızı renkle çizilip gösterilmiş olan
ada ise Trinidad Adası’dır. (Resim.6)

Resim-6
Buraya
kadar açıklanan bölümün günümüz haritaları ile olan
benzerlik ve farklılıkları aşağıdaki bilgisayarlı
çizimde görülebilir. Bu çalışmada Piri Reis’in
haritası, önce taranarak ArcInfo yazılımıyla
sayısallaştırılmış, daha sonra harita üzerindeki
dört belirgin noktanın coğrafi koordinatları atlas
üzerinden tespit edilerek koordinat verilmiş, son
olarak da Merkator izdüşümüne çevirilerek, aynı
izdüşüme sahip dünya haritası ile birleştirilmiştir.
(Resim.7)

Resim-7
Trinidad Adası’nın doğusuna, bu ada ile rüzgârgülü
çemberinin merkezi arasına, bir karaka çizilmiştir.
Karakanın oldukça kuzeyinde, biri büyük diğeri
küçük, üst üste çizilmiş iki karavel görülmektedir.
Her üç gemi resmi de, özenle ve ayrıntılı biçimde
çizilmiştir. Üstteki karavel çiziminin doğusundaki
adalar Azor Adalarıdır. Ancak eldeki haritada
bulunan bu adalar, Azor Adalarının tümü olmayıp,
yalnız batısındaki altı adadır. Piri Reis 1513
tarihli haritasında Azor Adalarının on yedisini
çizerek göstermiş ve bunlardan yedisinin adlarını da
yazmıştır. Bu nedenle bu harita parçasında yer
almayan diğer Azor Adalarının haritanın kopan
parçasında kaldığı kolaylıkla ileri sürülebilir.
1528 tarihli haritanın eldeki parçasında bulunan
altı adanın yanlarına adları da yazılmıştır.
(Resim.8)

Resim-8
Haritanın ana
haritadan kopmuş kenarının kuzeyinde, büyük bir
rüzgârgülü bulunmaktadır. Bu yarım rüzgârgülünün tam
üstünde, süsleme görünümünde, yarısı haritanın diğer
parçasında kalmış, bir başka çizim bulunmaktadır. Bu
çizim, ilk bakışta bir süsleme gibi görünmektedir.
Ancak dikkatle incelendiğinde bunun bir kara
parçasını, daha doğrusu, üzerinde yaprağını döken
ağaçlar bulunan bir dağ silsilesini yansıttığı
anlaşılmaktadır. Yarımay biçiminde uzanan kıyı
çizgileriyle gösterilmiş bu kara ile, yatay
biçimdeki ölçek cetveli arasında, biri kırmızı,
diğeri mavi renkte boyanmış iki ada yer almaktadır.
Piri Reis’in Bahriye’sindeki haritalarda bu biçimde
gösterilmiş pek çok dağ silsilesi bulunmakta olup,
bir örneği yansıdadır. Ayrıca, önemli bir nokta da,
iki ada dahil, buradaki kıyı çizgilerinin,
haritadaki diğer kıyı çizgilerinden farklı olarak,
girintili çıkıntılı değil, düz biçimde çizilmiş
olmasıdır. Bu durum, buranın buzlarla kaplı bir kara
parçasını göstermek üzere bu biçimde çizilmiş
olduğunu akla getirmektedir. Eğer Piri Reis burayı
yorumlandığı biçimde, bir kara parçasını göstermek
üzere çizdiyse, burasının İzlanda olduğu ileri
sürülebilir. Gerçek durum, doğal olarak, haritanın
diğer parçası bulunmadan belli olmayacaktır.
(Resim.9)

Resim-9
Daha
önce değinilmiş olan yarım rüzgâr gülünün hemen
batısında, küt bir burun biçiminde çizilmiş, bir
kara parçası göze çarpmaktadır. Burası 1500
yıllarında Portekizli Corte Real tarafından
keşfedilmiş olan Grönland’ın güney ucudur.
Grönland’ı gösteren kıyı çizgilerinin içinde “Buna
Bakıla derler. Bunu da Portekiz kafiri bulmuştur.
Ancak bulunanı bu kadardır ki yazılmıştır.”
Cümleleri yer almaktadır. Buradaki “bakıla” adı, New
Founland’ın Portekizce’si olan ve “Morina balığının
yeni yurdu” anlamına gelen “Terra Nova dos Bacalhaus”
dan gelmektedir. Anlaşıldığına göre, Piri Reis
haritasını çizdiği tarihte, Grönland’ın kuzeyine
ilişkin yeni bilgilere ulaşamamıştı. Grönland’ın
güney batısında, iki sivri burun biçiminde New
Founland’ın güney ucu çizilmiştir. Bu yöreler
1497–98 yıllarında Cobot ve oğlu tarafından
bulunmuş, daha sonra 1500 yılında, Corte Real da
buralara kadar gelmişti. Buradaki yazılardan da Piri
Reis’in erişmiş olduğu bilgilerin sınırı belli
olmaktadır. (Resim.10)

Resim-10
1528
haritasında New Founland’dan, daha önce açıklanmış
olan Florida Yarımadası’na değin başka bir çizim ve
yazı bulunmamaktadır. Bu durum Piri Reis’in 1528
yılında Kuzey Amerika’ya ilişkin bilgilerinin
derecesini hakkında bir fikir vermektedir. Piri
Reis’in haritasına koymadığı yerler hakkında,
doğruluğundan emin olmadığı, kuşkulu bazı bilgiler
edinmiş olması da söz konusudur. Ancak, bunları
teyit edemediği için haritasına koymamış olduğu
düşünülmektedir.
Harita parçasının, doğudaki yırtılan kenarının hemen
bitişiğinde, Azor Adaları içinde yer alan Sao Miguel
Adası bulunmaktadır. Bu adanın boylamı yaklaşık 25
derece batıdır. Harita parçasının batı kenarındaki
Yukatan Yarımadası’nın boylamı da yaklaşık 90 derece
batıdır. Yani harita, doğu-batı yönünde, 65
derecelik bir aralığı kapsamaktadır. Büyük bir şans
eseri, rüzgârgülü çemberinin merkezinde bulunan
rüzgâr gülü, haritanın eldeki parçasında kalmıştır.
Haritanın eldeki kısmındaki 6 adet rüzgar gülü,
portolonların standart çizim esaslarına uygun olarak
17 adede tamamlandığında, asıl haritanın doğu-batı
ve kuzey-güney yönlerinde ortadan yırtıldığı ve
eldeki harita parçasının asıl haritanın dörtte biri
olduğu anlaşılmaktadır. Yani eldeki harita 65
derecelik bir alanı kapsadığından, asıl haritada da
65 derecelik bir alan kalmış olmaktadır. Bu durumda
asıl haritanın doğu kenarının yaklaşık 40 derece
doğu boylamında olduğu ortaya çıkmaktadır. Doğal
olarak, bu incelemede, haritanın kuzey-güney yönünde
kapsadığı alan da araştırılmıştır. Bu amaçla
Trinidad Adası, Yengeç dönencesinin durumu ve harita
parçasının kuzeyinde gösterilmiş adaların
konumlarından yararlanarak bir çalışma yapılmıştır.
Trinidad Adası’nın güney kıyılarının enlemi,
yaklaşık 10 derece kuzeydir. Yengeç Dönencesi ise,
23 derece 26 dakika kuzey enlemine denk düşmektedir.
En kuzeyde, biri neresi olduğu bilinen Grönland’ın
güneyi ile ötekisi kuşkulu ama İzlanda olduğu
düşünülen iki kara parçasının bulunduğu
hatırlanacaktır. Grönland’ın haritada gösterilen
bölümünün kuzey yöresi, yaklaşık 61 derece kuzey
enlemine denk gelmektedir. Bu durumda diğer çizim
İzlanda olmasa bile, oranlama yapılarak, haritanın
üst kitabesinin yaklaşık olarak 65 derece kuzey
enlemine değin uzandığı belirlenmiştir. Ele alınan
üç ayrıntının konumları göz önünde tutulduğunda,
eldeki harita parçasının 10 derece kuzey enleminden,
65 derece kuzey enlemine kadar, 55 derecelik bir
enlem aralığını kapsadığı görülmektedir. Bu durumda,
haritanın kopmuş ve kaybolmuş asıl parçasının da 45
derece güney enlemine kadar uzandığı
değerlendirilmektedir. Yani, haritanın kapladığı
alanının güneydeki sınırı, bugünkü Arjantin’in
Sarmiento kentine değin uzanmaktadır. (Resim.11)

Resim-11
Daha
önce de değinilen esaslara göre yapılan bilgisayar
destekli çalışmada ulaşılan sonuç, yani Piri Reis’in
1528 tarihli haritasının kapsadığı alan, Resim.12
’de görülmektedir. Bu da, Piri Reis’in 1528 tarihli
haritasının, Osmanlı İmparatorluğu toprakları ile
Amerika Kıtası arasındaki bölgeyi göstermek üzere
çizildiğini ve İmparatorluğun Büyük Coğrafi
Keşiflere dikkatini çekmek amacıyla yapılmış
olduğunu, bir kez daha ortaya koymuştur.

Resim-11
Piri
Reis’in 1518 tarihli haritasına ilişkin
incelemelerin sürdürülmesi ve yeni gerçeklerin
ortaya çıkarılması, yalnız Piri Reis’in değerli
eserinin ayrıntılarını aydınlatmaya hizmet
etmeyecek, aynı zamanda Türk deniz haritacılığının
geçmişine de ışık tutacaktır.
|