|
Piri Reis’in yaşamı hakkındaki önemli kaynaklar olan,
“Bahriye” adlı kitabı ile 1513 ve 1518 yıllarında
hazırladığı haritalarında kendinden de söz etmektedir.
Örneğin, 1513 tarihli dünya haritasının günümüze kadar
ulaşan ve Güney Amerika’yı gösteren parçasının batı
kenarındaki üç satırlık yazıda;
“Bu haritayı Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu
ünvanıyla şöhret yapan Hacı Mehmet oğlu fakir Piri, 919
yılının Muharrem ayında (9 Mart 1513 ile 6 Nisan 1513
tarihleri arasında) Gelibolu’da yapmıştır.. ”
demektedir. Ayrıca 1528 tarihli haritasının elde bulunan
güneybatı köşesindeki dört satırlık yazıda da;
“Bu haritayı 935 yılında (15 Eylül 1528 ile 3 Eylül 1529
tarihleri arasında) Gelibolu’da, rahmetli Gazi Kemal
Reis’in erkek kardeşinin oğlu olarak ün yapmış Hacı
Mehmet’in oğlu hakir Piri Reis yapmıştır. Bu harita
kesin olarak onundur.” demektedir.
Piri Reis’in haritalarına yazdığı kimliğine ilişkin
bilgiler, benzer şekilde 1526 yazımındaki “Bahriye” adlı
eserinde de yer almaktadır. Piri Reis Bahriye’nin ilk
sayfasında, kitabının yazılış nedenini açıklarken,
kendisini şöyle tanıtmaktadır;
“Rahmetli Gazi Kemal Reis’in erkek kardeşi Hacı
Muhammed’in oğlu, bu güçsüzler güçsüzü hakir Piri Reis
de ...” ifadesiyle Piri Reis’in kendi kaleminden, onun
Gelibolu’da doğduğu ve Kemal Reis’in erkek kardeşinin
oğlu olduğu açık ve kesin bir şekilde belirtilmektedir.
Böylece Piri Reis’in, hatalı bir yazmaya dayanarak, bazı
yazarların belirttiği gibi Kemal Reis’in kız kardeşinin
değil, erkek kardeşinin oğlu olduğu kanıtlanmaktadır. Bu
yanılgının, “Bahriye” kitabının 1521 versiyonundaki eski
bir kopyacının hatasından kaynaklandığı
değerlendirilmektedir.
Piri Reis’in gerek 1513 ve 1528 tarihli haritalarında,
gerekse “Bahriye” adlı eserinde, kendinden bahsederken;
“ hakiri, hakir, fakir”
gibi; Türkçe’de değersiz, zayıf ve güçsüz anlamına gelen
ifadeler kullanması nedeniyle, Türkçe’ye ve Osmanlı
edebiyatına inceliğine dikkat etmemiş bazı yazarlar bu
sıfatı Piri Reis için yanlış yorumlamış ve
değerlendirmişlerdir. Bunlardan bazıları, Piri Reis’in
isminin “hakiri” olduğunu sanırken bazıları ise buna
dayanarak, onun, “devşirme” olduğu yanılgısına
düşmüşler, hatta Kemal Reis’in Sinan Paşa’nın kölesi
olduğu savından yola çıkarak, Piri Reis’in de devşirme
olduğunu ileri sürmüşlerdir. Piri Reis’in eserlerinde
kendisi için ifade ettiği; “hakir” sözcüğünün bir özel
ad olmayıp; Osmanlı ve eski Türk edebiyatında bir alçak
gönüllülük ifadesi olarak yaygın ve geleneksel bir
şekilde kullanılageldiği bilinmektedir. Ancak bu konuda
yapılan ciddi araştırmalar sonucunda, gerek Kemal
Reis’in, gerekse Piri Reis’in devşirme veya köle değil,
aksine onların Gelibolulu Türk ailelerin evlatları
olduğu sonucuna varılmıştır (Ülkekul, 2004). Ayrıca
Kemal ve Piri Reislerin bir devşirme veya köle
olduklarına dair hiçbir somut kanıt da bulunamamıştır.
Zaten günümüzde de, yerli ve yabancı araştırmacılar
büyük çoğunlukla, Kemal ve Piri Reislerin Karaman’dan (Larende’den)
gelen bir Türk ailesinin oğlu olduğunu tamamen
benimsemiş ve kabul etmişlerdir. Hatta, Piri Reis’in
amcası Kemal Reis’in aile kökenini vurgulamak amacıyla,
Yeni Türkiye Ansiklopedisi’nde olduğu gibi ondan,
“Karamanlı Kemal Reis” olarak söz edilmektedir.
Piri Reis’in doğum tarihine ilişkin tartışmalara açıklık
getiren olaylardan biri de Modon Savaşı’dır. Piri
Reis’in doğum tarihine ilişkin yorum, Sinoplu Safai’nin
(1411 – 1521) Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde
bulunan “Fetihname-i İnebahtı ve Modon” adlı eserinde,
Piri Reis’ten söz eden bilgilere dayandırılmaktadır.
Safai’nin; Osmanlı İmparatorluğu ile Venedik arasında 27
Temmuz 1500 tarihinde vuku bulan Modon Savaşı’na ilişkin
aşağıdaki satırlarından, Piri Reis’in bu savaşa bir gemi
komutanı olarak katıldığı anlaşılmaktadır.
Sinoplu Safai ’ nin adı geçen satırları;
“Gel beyim lütf eyle şeker nuşet
Kıssadan söylerim, biraz guş et.
Gemilerde gazaya kim gittim,
Gördüğün gibidir ki nazmettim,
Kapdan bey kadırga çektirdi,
Topları baştan ki sektirdi.
Ok gibi erişti can attı
Kapdan candaralı’ya çattı
Her gemi bir tarafta yüğrüştü
Kapdan çünkü önden irişdi
Çıktı, dikti birisi sancağı
Baştan bin olurken yağı
Yardım candaralı’ya yetti,
Bir mavna kadırgaya çattı.
Bil bu iki mavna nitdiler,
Kapdanı ihata ettiler
Bil bu iki arasına kim düştü,
İkiye bölündü halk dövüştü
Gördü “piri reis” can attı,
Kıçtan candaralı’ya çattı,
Korkud’un sancağını çıkardı,
Cenk ile iki kafir öldürdü.
İrdi iki sipahi pür ahenk,
Piri’ye cena ile ola hem renk,
Ol mavna kim gördü nitmişler
Sancağı başa kıça dikmişler
Sandı kim candaralı alındı,
Havf ödü yüregine çalındı.
Gerçi ol şerbetten biraz içti.
Senk yemiş köpek gibi kaçtı.”
Bu satırlar, Piri Reis’in bağımsız gemi komutanı
olduğundan söz eden ilk kaynaktır. Anılan yıllarda 30–35
yaşından önce gemi komutanı olunamayacağı gerçeğinden
hareketle, Piri Reis’in ilk kez gemi komutanı olarak
katıldığı 1500 yılındaki Modon Savaşı’nda 30 – 35
yaşlarında ve doğum tarihinin ise 1465–1470 yılları
arasında olabileceğini belirten araştırmacılar, 1470
yılını daha çok benimsemektedirler. Ancak, Piri Reis’in
Modon Savaşı’nda 30 yaşında olduğu kabul edilirse,
denizciliğe başladığı 1481 yılında 11 yaşında olması
gerekmektedir. Bu durumda, 11 yaşındaki bir çocuğun ağır
ve güç deniz koşullarında denizciliğe başlaması mümkün
olmadığından, Piri Reis’in doğum tarihinin 1465 yılı
olabileceği, böylece 16 yaşında denizlere açılmış
olarak, 27 Temmuz 1500 tarihli Modon Deniz Savaşı’nda da
35 yaşlarında olabileceği değerlendirilmektedir (Ülkekul).
Ayrıca, beden yapısı hakkında yazılanlar, Piri Reis’in,
denizciliğin gereği olan güçlü ve fiziki yönden iriyarı,
levent gibi iri bir vücut yapısına sahip olmadığını,
aksine bilgi ve zihin gücü kuvvetli, narin ve ince
yapılı olduğunu belirtmektedir.
Nitekim Seyyid Muradi, Piri Reis’i;
“Muhiddin Reis söz bilir, ümera kaptanın usul ve
kaidelerinden haberdar, protokolü iyi tanır, zarif bir
adamdır.”
ifadesiyle tanımlamaktadır. Piri Reis’in 1481 yılında 11
yaşında olamayacağını gösteren diğer bir kanıt ise, Piri
Reis’in amcası Kemal Reis’in gemisindeki denizcilik
yaşamına seyir yazıcılığı görevi ile başlamış olmasıdır.
Böyle bir görevi yerine getirebilmesi için, onun bu
görevin bilinmesini zorunlu kıldığı denizcilik ve
coğrafya gibi bilgileri daha önceden öğrenmiş olması
gerekir. Ayrıca Piri Reis’in Dünya Haritalarını
hazırlarken Portekiz ve Arap haritalarından
yararlandığı, bunun için de İtalyanca, Arapça, Rumca,
İspanyolca veya Portekizce dillerinden en az birini
bilmesi gerektiği kabul görmektedir. Tüm bu bilgiler
ışığında, Piri Reis’in 1465 yılında Gelibolu’da dünyaya
geldiği, 1481 yılında 16 yaşında iken amcası Kemal
Reis’in yanında denizciliğe başladığı, 1500 yılındaki
Modon Savaşı’na gemi komutanı olarak katıldığında ise
yaklaşık 35 yaşında olmasının daha makul bir görüş
olduğu benimsenmektedir.
|