PİRİ REİS’İN TÜRK VE DÜNYA DENİZCİLİĞİNE
KATKILARI VE ÖĞRETİLERİ
Öğr. Gör. Zafer TİTİZ

 

ÖZET

 

Türk denizcilik tarihinde ayrı bir yeri olan Piri Reis , yalnızca ileri görüşlü bir bilim adamı, çağının ötesinde bir coğrafyacı değil, aynı zamanda iyi bir felsefecidir. Kitab-ı Bahriye'sinde bizler onun felsefeci ve şair yanını da görmekteyiz. Piri Reis tüm edebi yönlerini de ortaya koyarak hazırladığı bu kitabında ne kadar iyi bir edebiyatçı, ne kadar iyi bir eğitmen olduğunu da göstermiştir. Piri Reis'in denizcilikteki tecrübesi ve bilgisi tartışılmaz derecede engindir. O tüm bu yeteneklerinin arasına, edebi ve felsefik bilgilerini de katmıştır. Kendinden sonra gelecek olan denizcilere de kendisi gibi engin bilgilerle donanmaları gerektiğini güzel bir dille öğütlemiştir.

DOCTRINES AND CONTRIBUTIONS OF PIRI REIS TO THE
TURKISH & WORLD MARITIME HERITAGE

Teach. Ass. Zafer TITIZ

ABSTRACT
 

Piri Reis, who has a special role in the Turkish Maritime history, is not only a far-sighted scientist, or a geographer beyond his age but he is also a good philosopher. In his book “Kitab-ı Bahriye” (The Book of the Seas), we also see his philosophical and poetical aspect. Piri Reis showed us how he was such a good man of letters and a good educator by exhibiting the book. Piri Reis’s knowledge of maritime and his experience in it is unquestionably profound. He added his literary and philosophical knowledge into all his talents. At the same time he advised with an appropriate language that all sailors that would come after him should acquire profound knowledge like him.

 

BİLDİRİ

 

Sözlerime, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Preveze Deniz Zaferi’nin kutlama törenleri dolayısıyla İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ’ın telgrafına yanıt olarak verdiği teşekkür telgrafı ile başlamak istiyorum: “Büyük Türk Amirali Barbaros için yapılan törende sayın halk tarafından gösterildiğini bildirdiğiniz samimi hislerden çok duygulandım. Teşekkür ederim” Mustafa Kemal Atatürk. Ben de şahsım adına, Büyük Türk Amirali Piri Reis’in anıldığı bu sempozyumda bu bildiriyi sunmaktan şeref ve mutluluk duyuyorum.

Yazıma başlık olarak “Piri Reis’in Türk ve Dünya Denizciliğine Katkılarını ve Öğretileri”ni seçtim. Amacım, Piri Reis’in sanıldığının aksine, yalnızca bir ‘Osmanlı Amirali ve Dünya Haritacısı’ olmadığını, bir ilim, felsefe ve fikir adamı da olduğunu, şair, edip ve sanatçı ruhlu bir denizci olduğunu, yenilikçi, çağının ötesinde bir düşünür, bilim adamı ve mucit olduğunu da vurgulamaktır.

Piri Reis sadece harita yapmamıştır. Denizciliğe yapılacak en büyük iyiliği yapmıştır. O zaman çok zor olan, eğitime bilimsel yayınlarla katkıda bulunma ve böylelikle bildiklerini kendinden sonra gelecek olan denizcilere aktarma görevini de en iyi şekilde yerine getirmiştir. Yayınladığı kitap ve haritalarla dünya denizciliğine pek çok yenilik getirmiştir. Yazdığı “Kitab-ı Bahriye” adlı eseri günümüzde kullanılan denizcilik literatüründeki “Sailing Direction”, “Sea Pilot” ve “Admiralty Book” gibi yayınların tipik bir başlangıcıdır.

Emekli Oramiral Kemal Kayacan “Kitab-ı Bahriye”nin bir günümüz Türkçe çevirisi önsözünde şöyle diyor: “Eserin diğer bir yönü, bu yüzyılda ve daha önceleri Türk denizciliğinin okyanusların enginliklerine, çağdaş uygarlığın üstünde bir yetenekle açıldığının ve bunun devamlılığının ve tekniğinin bir belgesi olmasıdır.” “Kitab-ı Bahriye”nin bir parçasını teşkil eden dünya haritası bütün otoritelerce dünyanın ilk haritası olarak kabul edilmektedir ve bu gün bile üzerinde düşünülecek bir doğruluk ve mükemmelliktedir. Bu sebeplerledir ki “Kitab-ı Bahriye” Türk denizciliği için bir iftihar vesilesi olagelmiştir.” Emekli Oramiral Kemal Kayacan bu sözlerle “Kitab-ı Bahriye”nin ve Piri Reis’in Türk denizcilik tarihinde ayrı bir yeri olduğunu vurgulamış oluyor.

“Kitab-ı Bahriye”ye yazıldığı dönemde de ne kadar önem verildiğini kitabın yazımından ve kalitesinden anlayabiliyoruz. O devirde memleketimizde matbaa olmadığı için bir eser önem derecesine göre hattatlara yazdırılarak çoğaltılırdı. “Kitab-ı Bahriye” o zaman aherli kağıt üzerine harekeli nesih ile yazılmıştır. Yazılar altın yaldız cetvel içerisinde 16cm. eni, 22 cm. boyu olan bir çerçevede 15 satır olmak üzere sayfalandırılmıştır. Baş tarafında fihrist vardır. Bunun yanında farklı pek çok yazımları vardır. “Kitab-ı Bahriye”nin kaç nüsha yazıldığını, bugün dünya kitaplıklarında ve özel kitaplıklarda kaç tane kaldığını kesin olarak bilemiyoruz.

Kitabın ilk bölümü nazımla yazılmıştır. Gemiciliğe ait şiirleri vardır. Hatta şu ifadesinden önce tüm kitabı nazımla yazmayı düşündüğü sonucunu çıkarabiliriz: “Bu kitapta pusula, harita ve rüzgarları sığlık yerlerin halini hep nazımla anlattım. Fakat Akdeniz’de olan işleri nesirle anlattım. Çünkü nazımla anlatmaya devam edersem söz uzayıp gider, iş sırasında, gece vakti, bir zorluk sırasında uzun söz uygun değildir. Hemen kısaca anlatmak lazımdır.”. Burada Piri Reis’in zamana verdiği önemi ve çalışma sırasında gösterdiği disiplin ve sorumluluk bilincini de görmekteyiz. Piri Reis kendinden bahsederken bunu kendini övmek, sevdirmek için yapmıyor, kendinden sonra gelecek olan ve onun eserlerinden yararlanmak isteyen denizcilere öğütler vermek onlara kendini emsal göstermek için yapıyordu.

Gezdiği gördüğü yerleri anlatırken o yörenin coğrafi özelliklerinin yanında, beşeri, iktisadi ve tarihi özelliklerini de aktarmıştır. Tüm bunları hem deneyimli bir denizci bilgisiyle hem de bir bilim adamı bilimselliğiyle ve şairane bir üslup kullanarak kaleme almıştır. Piri Reis, “Kitab-ı Bahriye”yi bir oturumda yazmamıştır. Amcası Kemal Reis’in yanında seferlere gittiği dönemlerde de sürekli olarak gördüklerini, öğrendiklerini bir tarafa yazmış ve yazdıklarını biriktirerek bugünkü “Kitab-ı Bahriye”nin temellerini atmıştır. Yazdıklarını önceleri çevresindeki denizcilere anlatıyor ve onları deneyim sahibi olduğu konularda bilgilendiriyordu. Anlattıkları, denizciler arasında yayılıyor ve kullanılıyordu. İbrahim Paşa Piri Reis’i yazdıklarını kitaplaştırması için teşvik ediyordu. Nihayet ilk olarak Hicri 923, Miladi 1526 yılında İbrahim Paşa’nın desteği ile ilk yazımı hazırlandı ve padişaha sunuldu. Piri Reis tarih kitaplarından ve yapıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Yunanca, İtalyanca, İspanyolca ve hatta Portekizce dillerinden en az birini biliyordu. Piri Reis tüm eserlerinin başarısını dil bilgisine borçlu olduğunu kabul eder.

Piri Reis, “Kitab-ı Bahriye”de önemli bir buluş yapmıştır. İlk defa onun kitabında harita üzerinde verilemeyen bilgilerin bir indeksle gönderme yapılarak açıklandığını görüyoruz. Bunun yanında çizdiği haritalarda, günümüz işaretlerine benzer işaretlendirme ve renklendirme kullanmıştır. Yaptığı tüm bu yenilikler günümüz haritacılığına, seyir ve hidrografi bilimine ışık tutmuştur. Daha önce de belirttiğim gibi bu bilgileri aktarırken, akılda kalıcı, sürükleyici bir üslup kullanmıştır. Piri Reis’in eserine verdiği bu önem onun hem sanata hem bilime hem de verdiği eserlerden bilgi alacak olan genç denizcilere verdiği önemin en somut örneğidir.

Piri Reis’in hayatına baktığımızda, on bir yaşından sonra amcası Kemal Reis’in yanında çalışmaya başladığını görürüz. O zamanlar eğitim küçük yaşlarda usta-çırak ilişkisiyle yürürmüş. Günümüzde gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerinde de benzer sistemler görüyoruz.

Piri Reis “Kitab-ı Bahriye”sinde denizci adaylarına şöyle sesleniyor :
“Okumak kamil adam işidir,
İnsanı şaşırtan kötü kişidir.
Yolunu arayan erdi kemale,
Yolunu bulmayan gitti zevale.”
Burada denizcileri okumaya teşvik ediyor.

“Denizler her zaman korkunç yerlerdir.
Bilgisiz olanın içini eritir.
Çünkü ehli olan bilir durumu,
Ehli anlar bunun işi eğri veya doğru
Ehli bilir hatayı ve sevabı.”
Burada da, bilgisiz denizci için denizin tehlikeli olduğunu, bilgili denizcinin ise bilgisiyle bu korkuları yeneceğini anlatıyor.

“Cahil olan ne bilir bu fenni abı
Eğer sezişin varsa ey yar.
Bu, derya ilimdir gayetle ayar.
Denizler bil dilsiz ilmidir şu dehre benzer.
Onların tortusu bir zehre benzer.
Şimdi, ehil ona derler ki daim
Denizin ilmile olmalı kaim.
Gerekleri, gerekmezden görmeli
Sormadan kimseye yolun bilmeli
Her kim ki bilgiyle amel ederse,
Gemici o olur, yolun giderse.”
Piri Reis denizcileri yalnızca ilim yolunu izlediklerinde ayakta kalabilecekleri konusunda uyarıyor.

“Geldik şimdi bir söze yine
Hali çoktur denizin döne döne
Herkesi denizden anlar sanma sen
Sakın hepsi anlar sanma işinden
Ey hürmet sahibi deniz ehli ona derler ki
O deniz ilmini tam bilir belki
O bütün mevsimlerin halini bilmelidir
Ayın gökte yürüyüşünü öğrenmelidir.”
Burada da aynı öğütlerini tekrarlarken, o zaman denizcileri için önemli bir seyir yöntemi olan astronomik seyrin önemini vurguluyor. Piri Reis’in “Kitab-ı Bahriye”de geçen bu ve benzeri sözlerinden, onun bilime ve eğitime verdiği önemin ne kadar yüksek olduğunu görüyoruz.

Piri Reis bir denizcinin iyi bir denizci olabilmesi için iyi ahlaklı olması gerektiğini güzel davranışlara verdiği örneklerle anlatıyor. Bu sözleri bizlere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sporcular için söylediği: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim.” sözlerini hatırlatıyor.

“ Denizcilikte azimli ol ki
Fetihleri Hak sana verir belki
Her yolda bir mürşidi kamil gerek
Bir denizci ilim ile amil gerek.
Öğrenmeli her işi noksansız
Ki denizde kazasız yol bulasız.
Bir işi tutunca koparıp başarmalı
Kararından dönmeyip sonuna dek varmalı.”

Denizcinin içinde bir cevher olduğunun farkına vardığında ona yardım etmekten kaçınmadığını, kendisinin de bir işi kendisinden daha iyi bilenlere danışarak, onların fikirlerini alarak denizlerde daha bilgili olduğunu belirtiyor. Böylelikle “El Elden Üstündür” atasözünün her yerde olduğu gibi denizcilikte de ne kadar geçerli olduğunu söylüyor.

Kaynaklar

1. Senemoğlu, Y. 1973. Kitab-ı Bahriye(Denizcilik Kitabı), Tercüman 1001 Eser, Kervan Kitapçılık A.Ş.
2. Yolac, L.Life and work of the Turkish Admiral Piri Reis translated from İnan, A. 1954.Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara.
3. Çankaya, N. 1985. Atatürk’ün hayatı, konuşmaları ve yurt gezileri. Tifdruk Matbaacılık Sanayii A.Ş., Topkapı, İstanbul.
4. Bargurt, Ş. 2001. Bir Pressisor’un Bahriye Anıları

                             

 

 

   

Tüm Hakları T.C.Gelibolu Kaymakamlığı'na aittir
designed and hosted by Mesut TOP - www.geltag.com
Güncelleme: İsmail GÜRLEN