|
Sözlerime,
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Preveze Deniz
Zaferi’nin kutlama törenleri dolayısıyla İstanbul Vali
ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ’ın telgrafına
yanıt olarak verdiği teşekkür telgrafı ile başlamak
istiyorum: “Büyük Türk Amirali Barbaros için yapılan
törende sayın halk tarafından gösterildiğini
bildirdiğiniz samimi hislerden çok duygulandım. Teşekkür
ederim” Mustafa Kemal Atatürk. Ben de şahsım adına,
Büyük Türk Amirali Piri Reis’in anıldığı bu sempozyumda
bu bildiriyi sunmaktan şeref ve mutluluk duyuyorum.
Yazıma başlık olarak “Piri Reis’in Türk ve Dünya
Denizciliğine Katkılarını ve Öğretileri”ni seçtim.
Amacım, Piri Reis’in sanıldığının aksine, yalnızca bir
‘Osmanlı Amirali ve Dünya Haritacısı’ olmadığını, bir
ilim, felsefe ve fikir adamı da olduğunu, şair, edip ve
sanatçı ruhlu bir denizci olduğunu, yenilikçi, çağının
ötesinde bir düşünür, bilim adamı ve mucit olduğunu da
vurgulamaktır.
Piri Reis sadece harita yapmamıştır. Denizciliğe
yapılacak en büyük iyiliği yapmıştır. O zaman çok zor
olan, eğitime bilimsel yayınlarla katkıda bulunma ve
böylelikle bildiklerini kendinden sonra gelecek olan
denizcilere aktarma görevini de en iyi şekilde yerine
getirmiştir. Yayınladığı kitap ve haritalarla dünya
denizciliğine pek çok yenilik getirmiştir. Yazdığı
“Kitab-ı Bahriye” adlı eseri günümüzde kullanılan
denizcilik literatüründeki “Sailing Direction”, “Sea
Pilot” ve “Admiralty Book” gibi yayınların tipik bir
başlangıcıdır.
Emekli Oramiral Kemal Kayacan “Kitab-ı Bahriye”nin bir
günümüz Türkçe çevirisi önsözünde şöyle diyor: “Eserin
diğer bir yönü, bu yüzyılda ve daha önceleri Türk
denizciliğinin okyanusların enginliklerine, çağdaş
uygarlığın üstünde bir yetenekle açıldığının ve bunun
devamlılığının ve tekniğinin bir belgesi olmasıdır.”
“Kitab-ı Bahriye”nin bir parçasını teşkil eden dünya
haritası bütün otoritelerce dünyanın ilk haritası olarak
kabul edilmektedir ve bu gün bile üzerinde düşünülecek
bir doğruluk ve mükemmelliktedir. Bu sebeplerledir ki
“Kitab-ı Bahriye” Türk denizciliği için bir iftihar
vesilesi olagelmiştir.” Emekli Oramiral Kemal Kayacan bu
sözlerle “Kitab-ı Bahriye”nin ve Piri Reis’in Türk
denizcilik tarihinde ayrı bir yeri olduğunu vurgulamış
oluyor.
“Kitab-ı Bahriye”ye yazıldığı dönemde de ne kadar önem
verildiğini kitabın yazımından ve kalitesinden
anlayabiliyoruz. O devirde memleketimizde matbaa
olmadığı için bir eser önem derecesine göre hattatlara
yazdırılarak çoğaltılırdı. “Kitab-ı Bahriye” o zaman
aherli kağıt üzerine harekeli nesih ile yazılmıştır.
Yazılar altın yaldız cetvel içerisinde 16cm. eni, 22 cm.
boyu olan bir çerçevede 15 satır olmak üzere
sayfalandırılmıştır. Baş tarafında fihrist vardır. Bunun
yanında farklı pek çok yazımları vardır. “Kitab-ı
Bahriye”nin kaç nüsha yazıldığını, bugün dünya
kitaplıklarında ve özel kitaplıklarda kaç tane kaldığını
kesin olarak bilemiyoruz.
Kitabın ilk bölümü nazımla yazılmıştır. Gemiciliğe ait
şiirleri vardır. Hatta şu ifadesinden önce tüm kitabı
nazımla yazmayı düşündüğü sonucunu çıkarabiliriz: “Bu
kitapta pusula, harita ve rüzgarları sığlık yerlerin
halini hep nazımla anlattım. Fakat Akdeniz’de olan
işleri nesirle anlattım. Çünkü nazımla anlatmaya devam
edersem söz uzayıp gider, iş sırasında, gece vakti, bir
zorluk sırasında uzun söz uygun değildir. Hemen kısaca
anlatmak lazımdır.”. Burada Piri Reis’in zamana verdiği
önemi ve çalışma sırasında gösterdiği disiplin ve
sorumluluk bilincini de görmekteyiz. Piri Reis kendinden
bahsederken bunu kendini övmek, sevdirmek için yapmıyor,
kendinden sonra gelecek olan ve onun eserlerinden
yararlanmak isteyen denizcilere öğütler vermek onlara
kendini emsal göstermek için yapıyordu.
Gezdiği gördüğü yerleri anlatırken o yörenin coğrafi
özelliklerinin yanında, beşeri, iktisadi ve tarihi
özelliklerini de aktarmıştır. Tüm bunları hem deneyimli
bir denizci bilgisiyle hem de bir bilim adamı
bilimselliğiyle ve şairane bir üslup kullanarak kaleme
almıştır. Piri Reis, “Kitab-ı Bahriye”yi bir oturumda
yazmamıştır. Amcası Kemal Reis’in yanında seferlere
gittiği dönemlerde de sürekli olarak gördüklerini,
öğrendiklerini bir tarafa yazmış ve yazdıklarını
biriktirerek bugünkü “Kitab-ı Bahriye”nin temellerini
atmıştır. Yazdıklarını önceleri çevresindeki denizcilere
anlatıyor ve onları deneyim sahibi olduğu konularda
bilgilendiriyordu. Anlattıkları, denizciler arasında
yayılıyor ve kullanılıyordu. İbrahim Paşa Piri Reis’i
yazdıklarını kitaplaştırması için teşvik ediyordu.
Nihayet ilk olarak Hicri 923, Miladi 1526 yılında
İbrahim Paşa’nın desteği ile ilk yazımı hazırlandı ve
padişaha sunuldu. Piri Reis tarih kitaplarından ve
yapıtlarından anlaşıldığı kadarıyla Yunanca, İtalyanca,
İspanyolca ve hatta Portekizce dillerinden en az birini
biliyordu. Piri Reis tüm eserlerinin başarısını dil
bilgisine borçlu olduğunu kabul eder.
Piri Reis, “Kitab-ı Bahriye”de önemli bir buluş
yapmıştır. İlk defa onun kitabında harita üzerinde
verilemeyen bilgilerin bir indeksle gönderme yapılarak
açıklandığını görüyoruz. Bunun yanında çizdiği
haritalarda, günümüz işaretlerine benzer işaretlendirme
ve renklendirme kullanmıştır. Yaptığı tüm bu yenilikler
günümüz haritacılığına, seyir ve hidrografi bilimine
ışık tutmuştur. Daha önce de belirttiğim gibi bu
bilgileri aktarırken, akılda kalıcı, sürükleyici bir
üslup kullanmıştır. Piri Reis’in eserine verdiği bu önem
onun hem sanata hem bilime hem de verdiği eserlerden
bilgi alacak olan genç denizcilere verdiği önemin en
somut örneğidir.
Piri Reis’in hayatına baktığımızda, on bir yaşından
sonra amcası Kemal Reis’in yanında çalışmaya başladığını
görürüz. O zamanlar eğitim küçük yaşlarda usta-çırak
ilişkisiyle yürürmüş. Günümüzde gelişmiş ülkelerin
eğitim sistemlerinde de benzer sistemler görüyoruz.
Piri Reis “Kitab-ı Bahriye”sinde denizci adaylarına
şöyle sesleniyor :
“Okumak kamil adam işidir,
İnsanı şaşırtan kötü kişidir.
Yolunu arayan erdi kemale,
Yolunu bulmayan gitti zevale.”
Burada denizcileri okumaya teşvik ediyor.
“Denizler her zaman korkunç yerlerdir.
Bilgisiz olanın içini eritir.
Çünkü ehli olan bilir durumu,
Ehli anlar bunun işi eğri veya doğru
Ehli bilir hatayı ve sevabı.”
Burada da, bilgisiz denizci için denizin tehlikeli
olduğunu, bilgili denizcinin ise bilgisiyle bu korkuları
yeneceğini anlatıyor.
“Cahil olan ne bilir bu fenni abı
Eğer sezişin varsa ey yar.
Bu, derya ilimdir gayetle ayar.
Denizler bil dilsiz ilmidir şu dehre benzer.
Onların tortusu bir zehre benzer.
Şimdi, ehil ona derler ki daim
Denizin ilmile olmalı kaim.
Gerekleri, gerekmezden görmeli
Sormadan kimseye yolun bilmeli
Her kim ki bilgiyle amel ederse,
Gemici o olur, yolun giderse.”
Piri Reis denizcileri yalnızca ilim yolunu
izlediklerinde ayakta kalabilecekleri konusunda
uyarıyor.
“Geldik şimdi bir söze yine
Hali çoktur denizin döne döne
Herkesi denizden anlar sanma sen
Sakın hepsi anlar sanma işinden
Ey hürmet sahibi deniz ehli ona derler ki
O deniz ilmini tam bilir belki
O bütün mevsimlerin halini bilmelidir
Ayın gökte yürüyüşünü öğrenmelidir.”
Burada da aynı öğütlerini tekrarlarken, o zaman
denizcileri için önemli bir seyir yöntemi olan
astronomik seyrin önemini vurguluyor. Piri Reis’in
“Kitab-ı Bahriye”de geçen bu ve benzeri sözlerinden,
onun bilime ve eğitime verdiği önemin ne kadar yüksek
olduğunu görüyoruz.
Piri Reis bir denizcinin iyi bir denizci olabilmesi için
iyi ahlaklı olması gerektiğini güzel davranışlara
verdiği örneklerle anlatıyor. Bu sözleri bizlere, Gazi
Mustafa Kemal Atatürk’ün sporcular için söylediği: “Ben
sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını
severim.” sözlerini hatırlatıyor.
“ Denizcilikte azimli ol ki
Fetihleri Hak sana verir belki
Her yolda bir mürşidi kamil gerek
Bir denizci ilim ile amil gerek.
Öğrenmeli her işi noksansız
Ki denizde kazasız yol bulasız.
Bir işi tutunca koparıp başarmalı
Kararından dönmeyip sonuna dek varmalı.”
Denizcinin içinde bir cevher olduğunun farkına
vardığında ona yardım etmekten kaçınmadığını, kendisinin
de bir işi kendisinden daha iyi bilenlere danışarak,
onların fikirlerini alarak denizlerde daha bilgili
olduğunu belirtiyor. Böylelikle “El Elden Üstündür”
atasözünün her yerde olduğu gibi denizcilikte de ne
kadar geçerli olduğunu söylüyor.
Kaynaklar
1. Senemoğlu, Y. 1973. Kitab-ı Bahriye(Denizcilik
Kitabı), Tercüman 1001 Eser, Kervan Kitapçılık A.Ş.
2. Yolac, L.Life and work of the Turkish Admiral Piri
Reis translated from İnan, A. 1954.Türk Tarih Kurumu
Basımevi, Ankara.
3. Çankaya, N. 1985. Atatürk’ün hayatı, konuşmaları ve
yurt gezileri. Tifdruk Matbaacılık Sanayii A.Ş.,
Topkapı, İstanbul.
4. Bargurt, Ş. 2001. Bir Pressisor’un Bahriye Anıları |