GELİBOLU
Kültür ve Sanat
Tarihçe
Coğrafi Yapı
Tarım
Balıkçılık
Sardalya
Sardalya Yemekleri
Gelibolu Savaşları
Gazi Süleyman Paşa
Piri Reis
Gelibolu Mevlevihanesi
2006 Yıl'ı Arşivi
2007 Yıl'ı Arşivi
 
S.Y.D.V.Faaliyetleri
İş Kurmalar
Sağlık Yardımları
Güzel Okulum
Emeklilik Yardımları
Barınma Yardımları
 

KÖYDES 2007

KÖYDES 2008

 
 
KAYMAKAMLIK
Kaymakamlarımız
İletişim
 
ÖZEL GÜNLER
Bayramlar
Törenler
 

 


 

Gazi Süleyman Paşa Türbesi
   


Bolayır'da, Saros körfezine hakim bir tepe üzerinde yer almaktadır. Gazi Süleyman Paşa'nın genç yaşta bir av sırasında atından düşerek hayatını kaybetmesinden sonra, yine kendisinin vasiyetiyle bu noktada bir türbe yaptırılmış ve buraya defnedilmiştir.

1880 senelerinde eski bir resimde görülen binalardan, yalnız minarenin arkasındaki asıl türbe mevcuttur. Ne minare, ne çatılı kısım, ne ön ihata duvarı, ne soldaki odalar vardır. Çatılı bina, evkaf kayıtlarında Süleyman Paşa Cami’inden başkaca gösterilen ilave mesciddir. Yalnız türbe, suni bir kaftan gibi boya ile yeniden giydirilen tuğla taş taklidi cephesiyle görünmektedir. Halbuki eski fotoğrafında bu takma cepheye ait bir iz yoktur. Türbenin gövdesi oldukça yüksek ve murabba şeklindedir. Duvarlar bu ebat için kalıncadır. Gövde üstüne düz köşelikli bir kasnak yapılmış ve buna dahilen sekiz köşe bir sivri külah yerleştirildiği halde haricen kubbe gösterilmiştir. Türbenin şark ve garbında karşılıklı iki kapı ve yanlarda iki pencere vardır.

Kasnakta da dört pencere bulunmakta ise de bunlar eski resimde görülemiyor. Sonradan mı açıldı; bilinmemektedir.

Kasnağın köşelerinde de pencere yerine hücreler açılmıştır. Cepheler taklit sıva ile yapıldığı gibi,içeride de iki büyük kaval ve bir düz’asabadan mürekkeb, kat silmesi halinde kocaman bir kuşak geçirilmiş, her taraf yepyeni sıvanmıştır.

Kabir 30cm bir seki üstündedir ve ince levha mermerlerle yapılmıştır. Temizdir,o kadar asla ruhaniyeti yoktur.

Süleyman Paşa’nın kendisiyle beraber ölen atının da ayağının ucunda yatmakta olduğu konulan bir levha ile bildirilmektedir. Ne dereceye kadar doğrudur? Tahkiki müşküldür. Kabirlerin etrafında dökme pirinç parmaklıklar vardır. Pencere söveleri mermerdir ve sadece dışa, alışılmamış bir üslup da konmuştur.
Türbenin döşemesi de ince mermerdendir. Bu türbeden Süleyman Paşa’nın sırmalı kavuğu Türk ve İslam Eserleri Müzesine nakledilmiş ve oradan da Topkapı Müzesine devredilmiştir.

Namık Kemal’in kabri türbenin haricindedir. Türbeyi şarktaki kapı cihetinden göstermektedir.

Şoseden türbeye giden yolu ve üstündeki kuru çeşmeyi gösterir. Bu resimdeki resimle aynı zaviyeden biraz daha uzaktan alınmıştır. Ağaçlar o kadar büyümüştür ki binayı görmek kabil olamamaktadır. Türbenin eteğine dayanmış 80x55 ebadındaki mermer kitabe eski bir tamir tarihini göstermektedir. İki satır üstüne yazılan manzum kıta şudur


Hesaplanınca 956(1549) çıkıyor. Bu senelerde Vali-i Milk-i Vilayet olan Osmanlı serveri, yani Şehzadesi Kanuni’nin oğlu Mustafa-yı Cedid’dir.O tarih de Bursa’da Vali idi.Irakeyn seferinde babasıyle buluşmak üzere hareket etmiş ve Karaman’da şehit edilmiştir. Kıta’yı yazan Taşlıcalı Yahya Bey olup Şehzade Mustafa’nın mensubu idi ve şehadeti üzerine, gönülden gönüle akan meşhur mersiyeyi yazmıştır.

Gazi Süleyman Paşa'nın vefatından sonra yapıldığı düşünülürse, Bu yapı Avrupa kıtasındaki en eski Osmanlı eserlerinden birisidir.

Türbeye son restorasyon 2001 yılında yapılmıştır.

Kaynak: Ekrem Hakkı AYVERDİ, Osmanlı Mimarisinin İlk Devri – İstanbul 1966


     

 

 

   

Tüm Hakları T.C.Gelibolu Kaymakamlığı'na aittir
designed and hosted by Mesut TOP - www.geltag.com
Güncelleme: İsmail GÜRLEN