|
ÖZAKMAN ''BUGÜN BİZİ YÖNETENLERİNDE MİLLİ
MÜCADELEYİ
TANIMADIKLARINI VE BİLMEDİKLERİNİ
KONUŞMALARINDAN RAHATÇA
ANLIYORSUNUZ''
İlk baskısını 2005 yılının Nisan ayında
yapan ve Türkiye'nin en çok satan, en çok
konuşulan romanları arasında yer alan ''Şu
Çılgın Türkler'' romanın yazarı Tugut
Özakman, Gelibolu belediyesinin kültür
etkinlikleri çerçevesinde Gelibolu'daki
vatandaşlar ile söyleşide bulundu.
Gazi Süleyman
Paşa mahallesinde bulunan 26 Kasım
ilköğretim okulu konferans salonunda
kalabalık bir topluluğa karşı konuşan
Özakman, kitabının arkasında da yazdığı
gibi, Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en
haklı, en kutsal savaşlardan birinin,
emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış
ilk kurtuluş savaşının, bir millileştirme
ihtilanin romanı olan kitabını yeni
nesillere armağan ettiğini belirtti.
Gelibolu'ya 30 yıl önce geldiğini ve
kutsal toprakları 2 gündür aralıksız
gezdiğini söyleyen Özakman ''Kendime
buraları gezerken, uzun zamandır neden
gelmediğim için çok kızdım. Burada
söyleyemeceğim, hakaret dolu sözler
söyledim. Bu topraklar, Türkiye'de
yaşayan her vatandaşın, Çanakkale
Savaşını kazandıran ruhu anlayabilmesi
için mutlaka ziyaret etmesi gereken
yerler'' dedi.
Savaşa katılmış ve tanık olmuş
insanları dinleyerek not aldığını, Milli
Mücadele ile ilgili anıları uzun bir
zaman içerisinde toplamaya başladığını,
savaş alanlarında gezdiğini, harita ve
fotoğraflar topladığını, yaklaşık 50
yıldırda bu tutkusunu aralıksız
sürdüğünü belirten Özakman ''Savaşa
katılmış, tanıklık etmiş insanları
dinledikten sonra bende Mustafa Kemal'in
bir askeri olmak istedim. Olamayıncada
bu yola başvurdum. Kurtuluş savaşını
destan yapan, tüm yoksulluğa rağmen
savaşı kazanmamızdır. Bu destanı
anlatmayı kendime bir görev bildim''
dedi.
-GENÇLER TARİHİ BİLMEDİKLERİ İÇİN,
YABANCILARIN SAVAŞLARINA ÖZENİYOR
Gençlerin tarihini bilmediği, tanımadığı
için, yabancıların savaşlarına saygı
duymaya başladığını söyleyen Özakman,
bir sınav sırasında 'Sakarya Meydan
Savaşı Nerede Oldu' sorusuna çok sayıda
yanlış cevap aldığını, ama bunlardan en
ilgincinin Edirne ili civarında olduğunu
ve bu cevabı veren kişininde bugün, üst
kademelerde görev yaptığını belirterek
''1950 yılından başlayarak, yavaş yavaş
tarihimizden uzaklaştırılmaya başladık.
Zaman zaman sahte tarihler yazıldı.
Atatürk'ü küçülten, küçümseyen yayınlar
çıktı. Tarihimizi, saygısızlıklarla ve
yalanlarla çarpıtan bir kitaba karşı,
benim kitabım yayınlandı. Bu kitap o
kitaba karşı, şerefli bir milletin ne
tür zorluklarla ve nasıl bir kenetlenme
ile ayakta kaldığını genç kuşaklara
anlatmak için yazılmıştır. Biz artık bir
şeyleri konuşma noktasına geldik. Eğer
bende konuşuyorsam Türkiye'de gerçekten
bir şeyler olmaya başlamıştır'' dedi.
-BUGÜNÜ ANLAMAK İÇİN SEVR ANLAŞMASINI
MUTLAKA OKUYUN
Bugünü deşifre etmek ve anlamak için
Sevr anlaşmasının tamamının okunması
gerektiğini, özellikle gençlerin Sevr
anlaşmasını mutlaka okumaları
gerektiğinin altını çizen Özakman
''Galip geldiğimiz halde,
bağımsızlığımızı ilan etmek için, uzun
bir zaman geçti. Bunun tarihte bir başka
örneği yoktur. Bugün halen Sevr
anlaşmasını dayatmaya çalışıyorlar.
Avrupa hiç istemeden Lozan'ı imzaladı.
Ama bunuda hiç unutmadı. Bugün bunun
acısını çıkartmaya çalışıyorlar'' dedi.
Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ülkede
mucizelerin yaratılarak, yeni
fabrikaların açıldığını, uçakların ve
denizaltıların, yepyeni bir ordunun
kurulduğunu, dünyayı gezmeyen
Atatürk'ün, ayağına dünya'nın en büyük
liderlerinin geldiğini belirten Özakman
''Milli Mücadele dönemine göre bugün 100
kat daha güçlüyüz. Ama bugün 350 milyar
borcumuz var. Bunun faizi ile neler
yapılabileceğini söyleyerek canınızı
sıkmak istemesemde, 1 günlük faizi ile
üniversite, 1 haftalık faizi ile baraj
kurabiliriz'' diyerek, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Biz 50 senedir, bizi sevmeyen
iktidarlar tarafından yönetiliyoruz''
dedi. Özakman, bu sözü üzerine salonda
bulunan yoğun kalabalık tarafından uzun
bir süre ayakta alkışlandı ve bazı
izleyenlerin duygu yüklü sözler
söylemesine vesile oldu.
-AB'NİN SÖYLEMLERİ, SEVR'DEN ÇOK FARKLI
DEĞİL
Avrupa Birliği'nin gittikçe rahat
konuşmaya ve bazı şeyleri açıkca
dayatmaya başladığını, söylemlerin
Sevr'den çokta farklı olmadığını
belirten Özakman ''Türkiye'yi bölmek,
küçültmek ve parçalamak isteyenler,
bugün Atatürk'ü, Laikliği, Sevr'i çok
iyi anlatamadığımız için söylemlerini
rahatlıkla dile getiriyorlar. Nerede
Atatürk'ten ayrıldık, ondan sonra duvara
çarptık. Atatürk Allah'ın bizlere bir
lütfudur. Ülkemizde siyasi parti
liderleri Atatürk'e evet diyor. Ama
kendi bildikleri yoldan da
ayrılmıyorlar. Biz Atatürk'ü kavramak ve
anlamak zorundayız. Bu ülkede kendine
müslüman diyen bazı yazarlar, onun
casusluğunu, dinsizliğini dile
getirerek, karalamak ve kötülemek için
elinden geleni yapıyorlar. Hainlikleri
ile yabancıları bile yarı yolda
bırakarak, kendi ülkelerine ihanet
ediyorlar'' dedi.
-TBMM'NİN AÇILIŞINDAKİ TABLO ÇOK ÖNEMLİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
açılışındaki tablonun gerçek bir
yurtsever tablo görüntüsü olduğunu,
kalpaklı, fesli bir çok insanın
kenetlenerek Emperyalizm tehlikesine
karşı koyduğunu belirten Özakman,
Emperyalizmin solcuların söylemi
olduktan sonra ülkede anlamını
yitirdiğini ve yasaklamalarla içeriğinin
unutturulduğunu söyleyerek, şunları
kaydetti:
''Bugün bizi yönetenlerinde Milli
Mücadeleyi tanımadıklarını ve
bilmediklerini, konuşmalarından rahatça
anlıyorsunuz. Bugünkü Avrupa ile o
zamanki Avrupa arasında fark yoktur.
Atatürk'ün söylediği gibi, biz batının
bilimine, sanatına, teknolojisine
açığız. Ama emperyalizmine karşıyız.
Bugün emperyalizm tankla, tüfekle
gelmiyor. Bunu çok iyi anlamak ve
anlatmak zorundayız'' dedi.
Özakman kısa ve öz bir şekilde
toparladığı söyleşisinin son kısmında,
kimseyi sıkmak ve tarihle boğmak gibi
bir düşüncesinin olmadığını, burada maça
gitmek için sabırsızlıkla bekleyenlerin
olduğunu ve maça yetişeceklerini,
gençlerin Ermeni Soykırımı diye
dayattırılan gerçeği çok iyi bilmeleri
gerektiğinin de altını çizerek,
''Osmanlı Devletini arkadan vurmaya
çalışan Ermeniler, öldürülerek,
katledilerek soykırım'a uğradıkları
yalanını söylüyor. Gençlerimizin kendini
suçlu hissetmelerini ve utanmalarını
sağlıyorlar. İngilizlerin devlet
arşivlerimize el koydukları zaman bile
Ermeniler, yalanları ile onları
aldatamadıklar. Bunun üzerine Amerikanın
arkasına sığınarak Soykırım
yalanlarından vazgeçmeyen Ermeniler
hakkında, özellikle gençlerimiz şundan
çok iyi emin olsunlar ki, bizim
ellerimiz onların ellerinden on kat daha
temizdir'' dedi.
Söyleşinin ardından uzun bir süre ayakta
alkışlanan Özakman'a, Gelibolu belediye
başkanı Cihat Bingöl tarafından plaket
ve buket armağan edildi. Özakman daha
sonra, ayrı bir salonda okuyucularının
kitaplarını imzaladı.
|